Kanserden değil, geç kalmaktan kork!

Tüm dünyada görülme sıklığı artan kanserde erken teşhis hayat kurtarıyor. Özellikle bazı kanser türlerinde erken tanı sayesinde tam iyileşme sağlanıyor. İşte bu yüzden 'Kanserden değil, geç kalmaktan kork' sözü sık sık yineleniyor.

Kanseri yenmek için ilk şartın erken tanı olduğunu söyleyen Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Bülent Orhan, erken tanı hakkında, “Kanserde erken tanı, kanserin, onkolojik tedavi yöntemleri ile tamamen tedavi edileceği evrede tespit edilmesi demektir. Bu evrede yakalama ya hastaların şikâyetleri üzerine erken başvuruları ile olur ya da şikâyeti olmayan hastalarda tarama sırasında erken evre tümörlerin tespiti ile gerçekleşir” diye konuşuyor.

Erken tanının bütün kanser türlerinde işe yaradığını belirten Doç. Dr. Bülent Orhan, "Hangi kanser türünde olursa olsun, erken tanı hayat kurtarır. Çok nadir bazı kanser türlerinde örneğin; akut lösemiler, bazı tür lenfomalarda erken tanı teorik olarak önemli olmayabilir. Bunun sebebi de bu hastalıkların zaten hızlı başlaması ve genellikle tedavisinin evreden bağımsız olmasıdır, yani bu hastalıklar erken veya geç her evrede tedavi edilebilirler. Bu hastalıklarda erken tanının hastalığın tedavisini etkilemese bile tedavinin daha kolay olmasını sağlar” diyen tDoç. Dr. Bülent Orhan, tarama yöntemleriyle ilgili soruları şöyle yanıtlıyor:

MEME KANSERİNDE TARAMA KAÇ YAŞINDA YAPILMALI?
Meme kanserinde ekstra riski olmayan bir kadında önerilen tarama tetkikleri 20 yaşından sonra aylık kendi kendine meme muayenesi, 20-39 yaş arasında 3 yılda bir klinik olarak yapılan meme muayenesi ve kontrolü ile 40 yaşından sonra yıllık mamografi çekilmesidir. Eğer bazı risk faktörleri varsa; örneğin ailede birinci dereceden akrabalarda menopoz öncesi tanı konulmuş meme kanseri varsa o zaman bu tarama testleri doktor önerisi ile daha sık yapılabilir.

PROSTAT VE RAHİM AĞZI KANSERİNDE HANGİ TESTLER YAPILMALI?
50 yaşından sonra yıllık prostat muayenesi ve PSA ölçülmesi yapılmalıdır. Eğer risk faktörleri varsa örneğin genç yaşta tanı konulmuş prostat kanserli birinci dereceden akrabalar varsa bu tarama yaşı 45’e çekilebilir. Serviks kanseri (rahim ağzı kanseri) için ise yıllık PAP smear testi cinsel hayat başladıktan sonra 3 yıl içerisinde veya 21 yaşından sonra mutlaka yapılmalıdır. 30 yaşından sonra 3 PAP smear testi arka arkaya temiz olarak gelmişse yıllık taramalar 2 veya 3 yıla çıkarılabilir. 70 yaşından sonra 3 kez arka arkaya taraması negatif olan kadınlar taramadan çıkarılabilirler.

RAHİM KANSERİ İÇİN TARAMA TESTİ VAR MI?
Rahim kanseri için standart bir tarama testi yoktur ancak yüksek risk gurubundaki östrojen tedavisi gören, tamoxifen tedavisi alan, geç menopoza giren, obezite, diyabet, infertilite hikâyesi olan kadınlar için şikâyetleri üzerine veya doktor önerisi ile yıllık jinekolojik muayene ve gerekirse endometrial biyopsi önerilebilir.

KANSERİN ÖN BELİRTİLERİ NELER?
Vücutta iyileşmeyen yaralar, açıklanamayan halsizlik, kilo kayıpları, ele gelen kitleler, sindirim sistemi alışkanlıklarında olağan dışı değişiklikler, ses değişiklikleri, sindirim sistemi, solunum sistemi veya genitoüriner sistem kanamaları örneğin balgamda, idrarda, dışkıda, kusmukta kan veya beklenmeyen genital kanamalar belirtiler arasındadır. Ayrıca vücuttaki ben, sivilce gibi lezyonların şekil ve renk değişimi, büyümesi, kanaması, çoğalması da dikkat edilmesi gereken diğer belirtilerdendir.

BAĞIRSAK TÜMÖRLERİNDE ERKEN TANI NE KADAR ETKİLİ?
Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Alponat da kalın bağırsak tümörlerinin çoğunun polip denen öncü lezyondan başladığını ve kanserleştiğini söylüyor. Polipten kanser gelişmesi için aradan uzun yıllar geçmesi gerektiğini belirten ve “Dolayısıyla polipleri daha kanserleşmeden yakalarsanız ve endoskopik yöntemlerle bunu yok edebilir, kanser ihtimalinden hastayı korumuş olursunuz” diyen Prof. Alponat da şu bilgileri veriyor:

ERKEN TANI İÇİN NE YAPMAK GEREKİYOR?
Kalın bağırsak tümörleri en sık rastlanan ve dolayısıyla en çok ölüm nedeni olan kanserlerden biri. 30 yaşını geçtikten sonra dışkıda gizli kan testi her yıl kişinin kendi kendine yapabileceği uygulaması son derece kolay bir test. Çünkü tümörlerin çoğu kanama yapmadan önce gizli kanama yaparlar. Bu test eğer pozitif ise kolonoskopi dediğimiz kalın bağırsağın tamamını gösteren kamerayla bakmak gerekir. Bununla polip saptandığında polipleri ortadan kaldırırsınız ve kalın barsak kanserinden hastayı korumuş olursunuz. Kalın bağırsak için şunu söyleyebiliriz “Bir kolonoskopinin on yıl hatırı var” demek; bir kolonoskopi yapıyorsunuz 10 yıl boyunca o insanı kalın barsak tümörü olmaması için neredeyse garanti altına alıyorsunuz. Yüzde yüz değil fakat çok büyük bir ihtimalle kalın bağırsak duvarında bir polip geliştiğinde aradan 10 yıl geçtikten sonra tümörleşiyor.

KOLONOSKOPİYİ KİMLER YAPTIRMALI?
Bana göre özelliklede çevre kirliliğinden ileri derecede etkilenen sanayi şehirlerinde mümkünse her 40 yaşını aşmış kişi herhangi şikâyet ortaya çıkmasını beklemeden yaptırmalı. Ama yakın akrabada erken yaşta kalın bağırsak kanseri görüldüyse kişi daha büyük risk altındadır. Bu nedenle tarama bu kişilerde daha erken yaşlara çekilmelidir. Hatta bazı genetik aktarım gösteren tümörlerin taramasına ise 12 yaşından itibaren başlayabiliyoruz.

TÜMÖRE SEBEP OLAN FAKTÖRLER NELER?
Tümöre sebep olan birçok faktör var. Ancak bugün sanayinin yaptığı kirlenme, kötü beslenme ve stres insanın korunma sistemini etkileyen negatif etkenlerdir.

KOLON KANSERİNDEN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI?
İlk olarak kanserojen taşıyan şeylerden uzak durmak gereklidir. Kalın bağırsak tümörlerinde beslenme şekli çok önemlidir. Özelikle fast food, yağlı yeme düzeni kanser yapan zararlı maddelerin bağırsak duvarıyla münasebetinin daha uzun olmasına neden olur. Bol sebze yenilmesi, lifli gıdalar ve su alınması gerekir ki dışkı barsak duvarından hızlı geçsin. Kızartma abartılmamalıdır. Etinizi yakmadan yemelisiniz. Bu söylediklerim kalın bağırsak tümörleri için geçerlidir. Sigara birçok kanser türü için zararlıdır bunu da unutmamak gerekir. Hava kirliliği her taşın altından çıkan sebeplerden biridir.

ERKEN TANI İÇİN TAVSİYELERİNİZ NELER?
Tümörünüz erken yakalandıysa şansınız var demektir ve ileride hafızanızda sadece kötü bir anı olarak kalabilir. “Tümörden korkma geç kalkmaktan kork” denir ve bu çok doğrudur. Mutlaka tümörlerin ortaya çıkmasını beklemeden belirli kontrolleri yaptırmak son derece önemlidir. Bir akciğer filmi, bir dışkıda gizli kan, mamografi, prostat için hormon tetkiklerini yaptırarak erken teşhis şansını yakalamak lazım. Hepimizin genleri iki kopyadır; tam yarısını annemizden tam yarısını da babamızdan alıyoruz. Yarı yarıya olduğu için siz de kendi çocuğunuza verirken yarı yarıya veriyorsunuz. Sizde bozuk gen varsa kendi çocuğunuza verme oranınız yüzde 50, yani ailede böyle bir kümelenme varsa çocukların hiçbirinde olmayabilir ya da hepsinde olabilir. Kalın bağırsak tümörlerinin çoğu ortadan kaldırılabilir. Fakat kanserleşmeden önce bulmanız ve çıkarmanız gerekir.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar